Bir fincan kahve bağımlılık yapıyor
Amerikalı bilimadamları, sabahları içilen bir fincan kahvedeki
kafeinin dahi bağımlılık yaptığını ortaya çıkardı. Baltimore'daki
Johns Hopkins Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, düzenli
olarak günde bir fincan kahve tüketmenin bile kafein bağımlılığına
neden olabileceğini açıkladı olduğunu, ucuz ve ulaşılabilir
olduğu için kullanımının kolayca sürdürülebildiğini söyledi.
Griffiths, son araştırmanın, her zamanki miktarda kafein
almayan insanlarda, baş ağrısı, bitkinlik ve konsantrasyon
güçlüğü gibi olumsuz belirtiler görüldüğünü ortaya koyduğunu
belirtti.Araştırma sonuçlarına göre, günlük “dozlarını”
almayan kişilerin yüzde 50'sinde baş ağrısı görülürken,
yüzde 13'ünün iş verimlerini düşürecek şikayetler meydana
geliyor.
Uzmanlar, kafein bağımlılığının sona erdirilmesi için,
kafein içeren ürünlerin tüketiminin yavaş yavaş azaltılarak,
onların yerine kafeinsiz benzerlerinin tüketilmesini öneriyor
SELÜLİTE ELVEDA DEYİN!..
Kusursuz bir güzellik her kadının hayali. Fakat dengesiz
beslenme ve hareketsizlik sonucu oluşan selülitler, maalesef
bunun gerçekleşmesini önlüyor. Oysa düzenli bir hayat
ve tedavi yöntemleri sayesinde güzel bir vücuda kavuşmak
artık hayal olmaktan çıkıyor.
İster zayıf olsun ister şişman, kadınların yüzde 90'ının
en büyük problemlerinden biridir selülit. Selülit; genellikle
bacakların üst, diz ve bileklerin iç, kaba et ve baldırların
arka kısmında görülen, hormonal ve dolaşım bozukluğundan
kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Uzmanlar, sağlıksız yaşam
koşullarının, dengesiz beslenmenin, fazla alkol, sigara
tüketiminin ve hareketsizliğin vücudun yağ hücrelerinde
toksin birikmesine, bunun da selülite yol açtığını söylüyor.
Toksinleri vücuttan dışarı atabilmek için diyet ve hafif
egzersizlerin yanı sıra, anti selülit ürünleriyle vücut
masajı da yaptırmak gerekiyor. Selülit, vücutta fazla
yağ birikimi sonucu oluşan bir hastalık. Bu durumda, vücuda
alınan yağ miktarı azaltılmadığı sürece, selülitin de
kolay kolay yok olmayacağı bir gerçek. Tedavinin mutlaka
düşük kalorili, su açısından zengin, tuz açısından zayıf
olan bir diyetle desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca diyet
sırasında ve sonrasında bol miktarda da su içilmeli. Toksinlerin
vücuttan atılabilmesi için, günde 1.5 litreden fazla su
ya da şekersiz sıvı tüketmek şart.
Selülitten kurtulmanın yolları
Kişiye özel hazırlanmış sağlıklı, vücudun belirli bölgelerini
incelten bir aerobik programı, selülitlere elveda demenin
en ideal yolu. Aerobik düzenli bir şekilde uygulandığı
takdirde vücudu genel olarak şekillendiriyor. Başlangıç
safhasında vücudun üst kısmından kilo veriliyor. Kalçalardaki
yağlardan kurtulabilmek için de diyet ve aerobik yapmaya
devam etmek gerekiyor. Bunun dışında dikkat etmeniz gereken
başka noktalar da var:
Doğru beslenme alışkanlığı
Sofradaki kötü alışkanlıklardan vazgeçin. İşe yağ, tuz
ve şekerden uzak durarak başlayabilirsiniz.
Damar yetmezliği
Bir başka deyişle 'dolaşım bozukluğu', kadınlarda çok
görülür ve selülit semptomları olanlarda kaçınılmazdır.
Bu nedenle çok sıkı giysilerden, çok sıcak banyodan ve
uzun süre güneşte kalmaktan kaçınmak gerekir.
Strese karşı savaşın
Stresinizi sakinleştirici ilaçlarla azaltmak yerine, yoga
gibi doğal yöntemleri tercih edin.
Selülit kremleri
Eğer başka bir önlem almıyorsanız, sadece antiselülit
kremleri kullanmanız başarısızlıkla sonuçlanır.
Mezoterapi ile güzelleşin
Günümüzde selülit tedavisinde en sık kullanılan yöntem
olan 'mezoterapi'; orta deriye ince uçlu iğnelerle ilaç
enjekte ederek bölgeyi tedavi ediyor. Cilt Hastalıkları
ve Mezoterapi Uzmanı Doç. Dr. Melisa Eczacıbaşı, selülit
tedavisi ve bölgesel zayıflamada etkili olan yöntemin
bacak, karın, kalça, diz çevresi, karın, mide, sırt veya
kola uygulanabileceğini söylüyor. İlaç, o bölgedeki yağ
bloklarını yıkıp kan dolaşımını artırmasına neden olduğundan,
seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki
selülitler yok olup 15 - 20 cm arasında zayıflama meydana
geliyor. Mezoterapi ile zayıflamanın en büyük avantajlarından
biri, bölgede incelme sağlanırken sarkma sorununun olmaması.
Tam tersine bölgede toparlama görülüyor. 10 - 15 dakikalık
tedavi, ortalama 8 - 10 seans sürüyor. Tedaviden sonra
kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum
olmuyor, ama bazen yapılan iğne yerinde küçük birkaç morarma
noktası görülebiliyor. Mezoterapi; yüksek tansiyon, deride
açık yaralar, kasık fıtıkları, varis oluşumu gibi durumlarda,
ayrıca kanserli hastalara, hamilelere, ilaç tedavisi altında
olanlara ve diyabetiklere uygulanmamalı.
Selülit tedavisinde diğer öneriler
Çiğ ya da pişmiş taze sebzeleri, özellikle ananas ve greyfurtu
bol tüketin.
Unlu, şekerli, baharatlı, salçalı yiyeceklerden, kola,
kafein, alkol ve sigaradan kaçının.
Hayvansal proteinlerce zengin diyet uygulayın. Böylece
dokular çok gevşemeden incelme sağlanır.
Selülit düşmanı besinler:
Çilek: Dokuları sıkılaştırıcı silisik asit ve vitaminler
içerir.
Keten tohumu: İçinde yağ asitlerini birbirine bağlayan
safra maddeleri bulunur.
Ananas: Metabolizmayı hızlandıran enzimlere sahiptir.
Karides: Protein açısından çok zengindir ve kasları güçlendirir.
Yulaf ezmesi: Kalojen yapımı için gereken bakır ihtiva
eder.
Kivi: Bağ dokularında kalsiyum depolanmasını engeller.
Lahana: C vitamini açısından zengindir, kan dolaşımını
hızlandırarak, vücudun boşaltımını kuvvetlendirir.
Yenmemesi gerekenler:
Sosis: İçerdiği hayvansal yağ nedeniyle
bağdokusunun gevşemesine neden olur.
Çikolata: Yağ ve şekerden oluştuğu için
fazla kilo aldırır.
Alkol: Yüksek oranda alınan alkol, karaciğere
ve karaciğerin süzücü işlevine zarar verir.
Kahve: Damarları daraltır.
Sakatatlar: İçerdikleri zararlı maddelerle
bağdokusunu olumsuz etkilerler.
Tuzlu fıstık: Tıpkı diğer çok tuzlu besinler
gibi vücutta su tutulumuna neden olur.
Sucuk: Bol miktarda tuz ve yağ içerir.